≡ Menu

Kerem Sarı

Blog yazıları seo açısından en az kaç kelimeden oluşmalı?

Yaptığım testlerin sonucunda blog yazılarınızın en az üç milyon kelimeden oluşması gerektiğini söyleyebilirim. Her ne yazıyorsanız, eğer belirttiğim kelime sayısını yakarlarsanız, yazınıza başarılı bir seo etkisi yaratabilirsiniz. Bu öyle bir seo etkisi olur ki, konuyu alıp çekiçle ilk sıraya çakmak gibi desem abartmış olmam.

Ah be kardeşlerim, bu iş o kadar saçma bir şekilde ticarete dökülmüş ki, ürünümüz olan içeriği elma-armut gibi değerlendiriliyor. Dükkanınıza kilo işi mal alır gibi sitenize içerik alıyorsunuz.

Şu başlıklarda üç yüz kelimelik beş makale ne kadar?

Yüz kelimesi üç lira efendim.

İki buçuk yapta ilerde de çalışalım, sürekli makale alırım senden.

Tabi efendim, ne demek…

Birde öyle yazarlar var ki, -yazar demek ne kadar doğru bilemedim- sağlıktan psikolojiye, otomobilden seyahat konularına kadar ne isterseniz yazıyor. Maşallah. Zehir gibi kafalar var.

Birde tadımlık makale verenler var. Daha çok ilk kez makale satmaya soyunan arkadaşlarımız yapıyor. Kendini kanıtlamak için ücretsiz makaleler dağıtarak referans topuyorlar. Bunu yanlış bulmuyorum, çok doğal bir hareket. Sadece her çığ köfteciye girdiğimde aklıma geliyor.

Bayan yazardan makale! Şok şok şok. Bu başlıkların bir çoğunun arkasında bıyıklı abilerimiz yoksa bişey bilmiyorum. Neden böyle, neden bayan yazardan diye bir kavram var. Bu durumun sebebi, bayanları beylerden ayıran onlarca farlardan birinin yazı yazma kabiliyetinin olmasıdır. Evet, bayanlar erkeklerden daha iyi yazıyor, bu yüzden bayan yazardan makale başlıkları var. Bayanlar birçok konuda çok çılgın yeteneklere sahip; bakınız, motorlarda arayınız, bulunuz, ve izleyiniz; Erkekler yalancıdır Cem Yılmaz.

Ne diyeyim bilemedim…

Boş verelim bunları,

Biz ilk önce makale nedir onu öğrenelim.

Makale, beli bir konuda alanında uzman kişilerce imla kurallarına uyularak ciddi bir dille hazırlanan detaylı yazılardır. Nesnel yazılardır, yani bir makalede yazarın kişiliğini, tarzını, tarafını algılayamazsınız. Konuya odaklanmış, sadece konudan bahseden bir yapıya sahiptirler. Makalede ele alınan konu kaynaklarla desteklenir. Kaynak kullanımının bile bilimsel kuralları vardır. Öyle ki, mesleki makaleler, edebi makaleler gibi kategorize ediliyor. Bilimsel ve gazete makaleleri olarakta ayrışıyor.

Profesör olmayan biri hadi boşver profesörü doktor olmayan biri hadi onuda boşver, makalenin ne olduğunu bilmeyen biri gidip kalp kapağıyla, böbrek taşıyla ilgili bir makale yazamaz. Yazmamalı. Yazsa da alınmamalı. Alınsa da bloglarda ziyaretçilere sunulmamalı.

Neyse,

Şimdi konumuza gelelim.

Nedir bu üç yüz kelime sınırı? Üç yüzde üç yüz. iki yüz elli olmuyor mu kardeşim? Olmuyormuş. Maalesef seo kelimesinde belli bir konuma gelmiş seo uzmanı olduğunu iddaa eden kişiler bile bu tarz rakamlar veriyor. Zaten hep bunların yüzünden! Koskoca piyasada üç yüz kelimelik makale en çok kullanılan cümledir belki.

Arkadaşlarım!

Kelime sayısının hiçbir önemi yok. Eğer anlatmak istediğiniz konuyu yüz kelimede anlatabiliyorsanız en ideali yüz kelimedir. Gidipte benim gibi WordPress yazı içine reklam ekle başlıklı bir yazıya beş yüz elli kelime kasmayın. Altı üstü kodu vereceksin. Nereye nasıl ekleyeceğinden öz bir şekilde bahsedip kodu paylaşın ve sonlandırın. İçeriğin türüne göre kısa yazıların uzun yazıların önüne geçmesiyle ilgili sayısız örnek var. Bu arada öz eleştirimi de yaptım. Mecbur yaptım çünkü kendimle çelişmemem lazım 🙂 Doğrusu bu blogu kişisel gördüğüm için bunlara pek dikkat etmiyorum. Eğer bu blogu WordPress kaynağı olarak sunmaya çalışsaydım; direk hedefe ateş eden, gerektiği kadar kelime barındıran yazılardan oluşurdu.

Aslında anlatmak istediğim içinde olduğumuz sektörde çok kalitesiz ifadeler yer alıyor. Kabullenilmiş yanlış bilgiler var. Sorgulanmıyorlar. En az üç yüz işte. Niye, neye göre diyen yok.

Sanki bu tarz kabullenilmiş yanlış bilgilerin arkasında arama motorları var. Bir an mantıklı geldi doğrusu, benim bir algoritmam olsa bu tarz iki üç liraya içerik satın alan kişileri belirleyip algoritmanın dışına atmak isterdim doğrusu. Çünkü o içeriklerin hiçbir anlamı yok, ziyaretçilere doğru siteleri sunmak için bu üç yüzlük makaleleri elemem lazım.

Sizce arama motorları bu ayrımı yapamıyor mu? Yapıyor, işte bu yüzden kazanamıyorsunuz!

Kelime sayısını değil, içeriği nasıl daha etkili, zengin bir hale getirebileceğiniz düşünün. İçeriğe yoğunlaşın. Eğer her anlamda kaliteli bir içerik oluşturabilirseniz otomatik olarak en ideal kelime sayısını yakalamış olursunuz. Ve arama motorları bunu fark eder, sende kazanırsın!

Yazar Hakkında: Çalışıyor, geziyor, okuyor, öğreniyor ama en çok; içerik odaklı seo çalışmalarıyla ilgileniyor! Bu yüzdendir ki; bu blogda bu konuların ne işi var demeyin! O konular bir fikre hayat veriyor.


{ 6 Yorum… add one }
  • Aylin G.

    Hocam çığ köfte olayına çok güldüm. Bayanların yazabilme kabiliyeti tespitinize de resmen ağladım 😀 Bu tarz yazılarınızın devamının gelmesini isterim.

    • Kerem SARI

      Yorumunuz için teşekkür ederim.

  • Hep konuşulan bir konu güzel değinmişsiniz

    • Kerem SARI

      Teşekkür ederim.

  • ben bu site kurmak istiyorum

    • Kerem SARI

      Birçok kişi gibi 🙂

Bir yorum yazın